NE NEDİR ??

Lipoproteinler : Fosfolipidler, kolesterol, kolesterol esterleri ve trigliseritlerin çeşitli kombinasyonları ile apolipoproteinler denen spesifik taşıyıcı proteinlerin moleküler taşıyıcılarıdır. Trigliserit ve kolesterolün kanda taşınması lipoproteinler vasıtasıyla olmaktadır. Lipoproteinlerdeki proteinler olan apolipoproteinlerapo A, apo B, apo C, apo D apo E gibi isimler alırlar. Şilomikronlar: Lipoproteinlerin en büyükleri ve dansitesi en küçük Devamı…

SONUÇ

Araştırmalarımızın bir diğer ilginç çıktısı ise aşırı derecede nadir görüldüğü iddia edilse de bazı ilaç firmalarının bu konuda araştırma yaptıkları oldu. Genetik ya da sonradan ortaya çıkan trigliserit yüksekliğinde fenofibrat grubu ilaçlar yoğun şekilde kullanılıyor. Bazı doktorların bunun yanına statin de ekleyerek var olan sorunu çözmeye çalıştıklarını çoklukla gözlemledik. Kafamızı Devamı…

AKLIMIZA TAKILANLAR

 Bütün bu anladıklarımdan hareketle benim aklıma da şu şekilde bir soru takılıyor. Eğer benim de desteklediğim azınlığın aktardığı gibi yağlı yemekten kaynaklı yağ metabolizmasında herhangi bir sıkıntı yoksa kan değerlerinde ortaya çıkan bu birikim acaba karbonhidrat metabolizmasından kaynaklı olabilir mi? Yani yağlı değil ama karbonhidratlı beslenme ile ortaya çıkan trigliseritlerin Devamı…

DÜŞÜNCELER

Bu durum bana öğrenilmiş çaresizlik denen bir kavramı hatırlatıyor. Bir hastalığın pençesine düştüğünüzde var olan bütün olasılık hesapları yapılarak size sunulan tedaviyi uygulamanıza rağmen kurtulamadığınızda suçu genlere atmak işin kolayına kaçmaktır. Ve eğer siz de kendiniz için bile araştırma zahmetinde bulunmadıysanız genetik deyip geçmek en kolay vazgeçiş yolu olacaktır. Kendimden Devamı…

VARSAYIMCI BAKIŞ

Önümüzdeki yıllarda mars gezegeninde kolonileşme faaliyetlerine başlamak üzere araştırmalara başlayan bilim dünyası konu tıp alanındaki özellikle de bu alandaki çalışmalara gelince neden kolaycılığı seçiyor, bunu anlamak gerçekten de çok güç. Mars’a adım atmak için gerekli olan ayakkabı tasarımı için bile 6 milyon dolarlık ar-ge çalışması yapılabiliyorken neden kolaycılık en baş Devamı…

UZMAN GÖRÜŞLERİ

Uzm. Biyolog Mevlüt Durmuş İlk olarak Mevlüt Hoca genetik yüksek trigliserit denen olgunun ilaçlarla tedavi edilmesinin mantıksızlığını vurgulamış. Genetik yüksek trigliserit denen şeyin sebebi her ne olursa olsun vücudun belirli metabolizma faaliyetlerinde kullanmak üzere ihtiyacı olan yağ asitlerinden mahrum kaldığını ve bu sebeple de trigliseritin yükseldiğini belirtmiş. Bunlar ister genetik Devamı…

BİZİM DURUMUMUZ

Şimdi, şu ana kadar okuduklarımızı, anladıklarımızı ve muhakkak burada olması gerekli dediğimiz yaşanılanları kısaca özetlemek gerekirse; öncesinde-sonrasında kesinlikle ama kesinlikle mental ya da fiziksel hiçbir sorunumuz-problemimiz olmamasına rağmen 1 yaş rutin kan tahlillerinde kızıma milyonda bir görüldüğü söylenen LPL Deficiency (diğer isimleriyle Tip 1 hipertrigliseridemi, Tip 1 hiperşilomikronemi, Familial Hiperşilomikronemi, Devamı…

FONKSİYONEL TIP YAKLAŞIMI

Son zamanlarda oldukça ilginç bir konuya ilgi duymaya başladım. Fonksiyonel tıp denilen bu anlayışta hastalıklarla alakalı semptomatik tedavilerin dışında hastalığın kökenine inilip vücudun bütün olarak ele alındığı ve ayrıştırılmadığı bir anlayıştan söz ediyorum. Bu yeni anlayışta ihtisaslaşma yok, yenilen içilen vücudun bütün girdilerinden bütün çıktılarına kadar araştırılıp doğru teşhis ve Devamı…

YAĞ KISITLI MI YOKSA YAĞLI MI? ÇIK ÇIKABİLİRSEN- LPL BOZUKLUĞU

Tıp ile alakası hastalandığında gittiği doktora istediği ilaçları yazdırabilmenin derdinde olanlar için anlattıklarım pek bir anlam ifade etmeyebilir. Ancak ben bir tıp adamıyım yada daha ötesinde bilim insanıyım diyebilenler için aslında benim araştırmalarımın da bir şeyleri tetiklemesi gerekmiyor mu ? Yukarıdaki karikatürden de anlaşıldığı gibi olaylara hangi taraftan baktığınız sahip Devamı…

ÖNSÖZ

Birazdan okuyacaklarınız öncelikle herhangi bir meslek grubunu ya da o mesleğin hakikaten gerektirdiği özellikleri salt görev bilinciyle yapanları vs kısacası herhangi bir şeyi hedef alıcı değildir. Okurken, dinlerken ve özellikle de yaşarken kimseye ya da herhangi bir şeye karşı husumet beslemedim.  Alıntılar dışında kendi cümlelerim sadece eleştirel bakış açısının bendeki Devamı…